Bu hafta sizleri, benim de memleketim olan Çanakkale’nin güzel ilçesi Ayvacık’a götürmek istiyorum. Kuzey Ege’nin sakin, içten ve zaman zaman da sürprizlerle dolu köşelerinden biri burası. Assos Antik Kenti ve Kaz Dağları ile bilinse de, Ayvacık sadece tarihiyle değil, doğası ve insanıyla da kalbe dokunan bir yer.
Son yıllarda artan ilgiyle birlikte bazı değişimler yaşasa da, Ayvacık hâlâ o bildiğimiz sevimli, masmavi ve güneşli kasaba. Bir yandan köy pazarında sohbet eden teyzeler, bir yandan sahil boyunca yürüyen tatilciler… Hepsi tanıdık, hepsi sıcak.
Yıllar önce burada, küçücük bir motele ev sahipliği yapmıştık. O günlerin hatırası hâlâ sıcacık içimde. Geçen gün, gençliğimin geçtiği o motelin önünden geçtim. Hiç değişmemişti. Aynı duvarlar, aynı sessizlik. Sonra kendimi Assos sahil yolunda yürürken buldum. Deniz o kadar güzeldi ki, akşam olduğunu fark etmedim bile.

Elbette her güzel şeyin bir bedeli var. Sezonun kısa, talebin yoğun olması Ayvacık’ı diğer tatil bölgelerine kıyasla biraz daha pahalı kılıyor. Küçücük motellerin oda-kahvaltı fiyatları dudak uçuklatabiliyor. Dondurmanın fiyatı bile şaşırtıyor insanı. Balık bol, evet, ama cebinizde biraz cesaret taşımanız gerek.
Denizi anlatmadan geçmek olmaz. Tertemiz ve berrak. Ama ilk adımı atmak cesaret ister, çünkü su hayli serin. Yine de alışınca o serinlik yerini ferahlığa bırakıyor. Özellikle Kadırga Koyu’nun mavi bayraklı sahilinde yüzmek ayrı bir keyif.
Cuma günleri kurulan pazar ise tam bir renk cümbüşü. Civar köylerden gelenler, el emeği ürünlerini satıyor. Mevsimine göre yaban otları, börülce çeşitleri, deniz börülcesi… Tuzla’ya yakın olması sayesinde domatesler bile bambaşka lezzette.
Ve elbette Assos… Antik kentin içinde dolaşırken zaman duruyor. Aristo’nun burada felsefe okulu kurduğuna dair rivayetler var. Doğru mu bilinmez ama, Athena Tapınağı’nda gün batımını izlemek bir felsefe hali gibi.
Ayvacık, sadece bir tatil yeri değil. Bir anı defteri, bir huzur durağı. Her köşesi ayrı bir hikâye anlatıyor. Eğer yolunuz düşerse, sadece gezin değil, biraz da dinleyin. O zaman bu küçük kasabanın ne çok şeyi fısıldadığını siz de fark edeceksiniz.
Kalın sağlıcakla.
Yazar:
Prof. Dr. Anıl ERTOK
Güzel Sanatlar ve Tasarım Fak. e. Dekanı











yorum Yap