Bazen aynaya bakıyorum ve tanıyamıyorum kendimi.
Gözlerimin içine uzun uzun bakınca, orada bir ben var ama ben değilim.
Dışarıdan güçlü görünüyorum, belki biraz soğuk… belki fazla suskun.
Ama içimde o kadar çok kırıntı var ki…
Tutmaya kalksam, avuçlarımın arasından dökülüyorlar.
Gün geliyor, bir mesajı yazmak saatlerimi alıyor.
Bir cümle kurmak için içimde bin tane savaş veriyorum.
Çünkü bazen, kendime bile yetemiyorum.
İnsanlardan bir şey istemek zor geliyor.
Çünkü biliyorum, anlatmak demek zayıf görünmek demek.
Halbuki ben zayıf değilim.
Sadece… yoruldum.
Çok yoruldum.
Yalnızlık değil bu.
Kimsesizlik de değil.
Bu başka bir şey.
Kalabalıkların ortasında kendi içime hapsolmak.
En çok da kendimden uzaklaştığım anlarda üşüyorum.
Oysa odada pencere kapalı, rüzgar yok.
Ama içimde fırtına var.
Ve ben o fırtınada kendi ellerimi tutamıyorum.
Kimse duymuyor belki ama ben buradayım.
Ve yazıyorum.
Çünkü başka türlü kendimi toplayamıyorum.
Sözcüklerin içinde bir ben var.
Sustuğumda, gerçekten yok olacağım gibi geliyor bazen.
Birileri belki bunu okuyacak.
Ama anlamayacak.
Olsun.
Ben kendime hatırlatmak için yazıyorum:
Ben hâlâ buradayım.
Yazar:
Aleyna Fatma Arslaner
Gazetecilik Öğrencisi









yorum Yap