Bağıra bağıra sustum seni.
İçimde kopan fırtınaları kimse duymasın diye
kelimelerimi tek tek gömdüm toprağa. Gören bilen olmasın seni.
Elimi bıraktığın o an,
ebedî bir yalnızlığa hapsettim yüreğimi.
Kalbim kanaya kanaya kabul etti gidişini.
Hasretin sancısı sardı bedenimi;
inkâr etmek nafile.
Gözlerin benden giderse
karanlıkta kalmaya razıyım sandım.
Ama olmadı…Olmuyor…
Susturamıyorum yüreğimi.
İçimi acıtan ne varsa kabullendim;
hepsini bir kadehe doldurup
tek nefeste içtim seni.
Sarhoşluğum acıydı,
ayıklığım sensizlik.
Kalemi her elime aldığımda
gözlerin düşüyor aklıma.
Cümlelerim susuyor. Yazamıyorum.
Çok sonra fark ettim…
Ben seni değil,
kendimi kaybetmişim.
Birine tutunayım derken
kendi ellerimi bırakmışım.
Meğer insan en çok
kendi içinden vazgeçince
tutsak oluyormuş.
Bedenimle ruhum arasında
çaresiz kalmış bir gölge gibiyim.
Ne kal diyebiliyorum, ne git…
Yazar:
Nazan ÇAĞLAR









yorum Yap