Artık herkes güçlü görünmeye çalışıyor.
Üzülse de belli etmiyor, yorulsa da “iyiyim” diyor.
Çünkü kimse kimsenin içini gerçekten merak etmiyor artık. Herkes sadece kendi derdine, kendi yorgunluğuna gömülmüş durumda.
Eskiden insanlar birbirine “Nasılsın?” diye sorduğunda cevabını beklerdi. Şimdi o soru sadece bir selamlaşma şekli.
Kimse “Gerçekten nasılım?” diye bile düşünmüyor.
Belki de bu yüzden bu kadar yorgunuz.
Dert anlatmayı, dert dinlemeyi unuttuk.
Görmezden gelmeyi, susmayı, geçiştirmeyi öğrendik.
Bir şeyleri içimize atıyoruz çünkü “kim anlayacak ki?” diyoruz.
Ama işte, insanın içinde biriken şeyler bir noktada taşar.
O yüzden bazen birinin “Gerçekten iyi misin?” demesine ihtiyaç duyarız.
Sessiz bir bakışa, içten bir “anlıyorum”a…
Belki de en büyük iyileşme, birinin seni ciddiye almasıyla başlar.
Çünkü bazen sadece dinlenmek bile yeter.
Gerçekten dinlenmek, gerçekten duyulmak…
Yazar:
Aleyna Fatma Arslaner
Gazetecilik Öğrencisi









yorum Yap