Sevgi insana bir yer duygusu verir. Sanki uzun zamandır ayakta bekliyormuşsun da nihayet oturmuşsun gibi…
Sevgi, insanın hayatına büyük cümlelerle girmez. En derin sessizliğiyle kapıyı çalar ve ben geldim der. Aslında İnkar edilen her duygunun adıdır sevgi. Anlamsızca yüzünde oluşan tebessümün sebepsizce beklemenin adıdır sevgi. Uzak durmaya çalış Mantıklı gerekçeler bul, kendini ikna et, başka yönlere bak. nereye gidersen git, İnsan bazen birinden değil, bir duygudan kaçtığını çok geç fark ediyor. Kaçtıkça da o duygu ayaklarına dolanıyor. Sevgi sandığımız gibi sürekli heyecan, büyük sözler ya da kesintisiz mutluluk değil. Sevgi, yanında susabildiğin bir hâl. Kendini anlatmak zorunda hissetmediğin, eksiklerini saklamadığın bir yer. Olduğun gibi durabildiğin bir alan. İnsanı yoran değil, sakinleştiren bir yakınlık. Ben sevgiyi, korkularım bitmediği hâlde kalabilmekte tanıdım. Gitmek daha kolayken durmayı seçmekte. Kendimi korumak için ördüğüm duvarların anlamsızlaştığı anlarda… Çünkü sevmek, kontrolü tamamen kaybetmek değil ama her şeyi kontrol edemeyeceğini kabul etmekti.
Kaçmaya çalıştıkça şunu anladım: Sevgi insanın peşini bırakmıyor. Başka hayatların, başka yüzlerin arasında bile kendini hatırlatıyor. Bir cümlede, bir sessizlikte, bazen hiçbir şey olmuyorken… Dönüp dolaşıp yine aynı duygunun içinde buluyorsun kendini. Sevgi, insanın kendine karşı dürüst olmayı öğrenmesi belki de. Hissettiğini inkâr etmeden, küçültmeden, hafife almadan durabilmesi. Ne olduğunu tam olarak tanımlayamasan bile, ne olmadığını çok iyi bilmen.
Benim için sevgi, kaçtıkça uzaklaşan bir şey değil. Tam tersine, kaçtıkça insanın içine daha çok yerleşen bir gerçek. Ve sonunda insan şunu kabul ediyor: Bazı duygular anlatılmaz, bazıları yaşanır. Sevgi de onlardan biri insan sevince, kendini biraz daha çıplak, biraz daha cesur hisseder. Çünkü sevmek incinme ihtimalini bile bile kapıyı açık bırakmaktır.
Sevgi, inkar edilen her duygunun imzasıdır.
Yazar:
Nazan ÇAĞLAR









yorum Yap