Hayat bazen büyük hedeflerin, uzun planların peşinde koşarken geçiyor. “Okulu bitireyim, işe gireyim, param olsun, sonra mutlu olurum” diye kendimizi erteliyoruz. Oysa en çok hatırladığımız şeyler, küçücük anlar oluyor. Sabah aceleyle hazırlanırken arkadaşının yaptığı bir espri, ders çıkışı kahve molasında edilen sohbet ya da yurtta gece yarısı herkes gülmekten yerlere yatarken yaşanan o dakikalar…
Büyük mutlulukların gelmesini beklerken aslında küçük mutlulukları kaçırıyoruz. Belki de büyümek, bu küçük anların kıymetini anlamakla başlıyor. Çünkü bir bakmışsın yıllar geçmiş ama hafızanda kalan şey, sınav sonucu değil de kantinde yediğin tostla yapılan muhabbet olmuş.
Ben de bugün kendime şunu hatırlattım: Mutluluk, yarın olacak bir şey değil. Şu an elimde tuttuğum kahve, yanımdaki dost, önümdeki kitap… Belki de hepsi mutluluğun ta kendisi. Hepimizin elinde kocaman bir hayat değil, küçük küçük anlar var. Ve onları topladıkça aslında koca bir mutluluk oluyor.
Yazar:
Aleyna Fatma Arslaner
Gazetecilik Öğrencisi








yorum Yap