Bir Kadın Gözüyle Futboldan Sonra
Spot:
Bu yazı maçtan önce yazılmaz. Skora değil, oyunun bizde bıraktığı hâle bakar. Kazananın sükûnetini, kaybedenin sessizliğini anlatır.
KAZANAN
(Bir kadın gözüyle)
Bu maçı kazandığımızda sevinçten çok bir durulma hissettim.
Çünkü bazı galibiyetler bağırmaz. İçte bir yere oturur.
Sahada izlediğim şey güç gösterisi değildi. Kontroldü. Ne zaman hızlanacağını, ne zaman geri çekileceğini bilen bir hâl… Futbolun sürekli “sertlik” ve “savaş” kelimeleriyle anlatılmasına alışığız ama bu maç bana başka bir şeyi hatırlattı: Güç, her zaman ileri gitmek değildir.
Öne geçildikten sonra tribün coşkusu yükseldi ama oyunun dili değişmedi. Panik yoktu. Acele yoktu. Kadın gözüyle baktığımda bu çok tanıdık bir durum: Duyguyu bastırmak değil, yönetmek.
Hakem kararları elbette konuşulacak. Ama her düdük kader değildir. Kader, o düdükten sonra nasıl kaldığındır. Bu maçta kazanan, tam da bunu yapabildi.
Bu yüzden bu galibiyet yüksek sesle anlatılmak istemiyor.
Hatırlanmak istiyor.
KAYBEDEN
(Bir kadın gözüyle)
Derbi kaybetmek, insanın içine çöken bir sessizliktir.
Öfkeyle değil, düşünerek yaşanır. Bu maçta kaybeden taraf için sorun mücadele değildi. İstek vardı, tempo vardı. Ama denge bir yerde kayboldu. Geriye düşülen anla birlikte oyun değil, duygular hızlandı. İtirazlar arttı, ritim parçalandı. Kadın bakışıyla şunu ayırmak gerekir:
Her kırılma dışarıdan gelmez. Bazıları içten olur. Ve o kırılmalar, skordan önce yaşanır. Hakemi konuşmak kolaydır. Ama bazen dürüst olmak gerekir: Bu maçta kayıp, sadece tabelada değildi. Sakin kalabilme hâli bir yerde elimizden kaydı. Bu yenilgi bağırarak geçmez. Zaman ister. Sessizlik ister. Ama bu sessizlik bir kabulleniş değil.
Bir toparlanma aralığı. Derbiler böyle kaybedilir.
Ve ancak böyle geri alınır
Yazar:
Nazan ÇAĞLAR









yorum Yap